Refik Halid Bey en çok hünnap reçelini severdi. Frenk üzümü ile çilek de hoşuna gitmiyor değildi. Çocukluğunda Bursa´dan salep reçeli de getirttikleri olurdu ama o yeşilimtrak kabuğu içinden y...

 
 
Günsarısı

 

Bir güne özgü, o günün tarihini, izlerini taşıyan yazılar oldum olası heyecanlandırır beni. Sıradan, kayıp bir günü "özel" yapmaya yeter bir satırcık yazı; ölümsüz, unutulmaz kılar onu. Ve kapısını açar bin bir renkli çağrışımın. Dünleri bugünlere bağlamaya, yaşamın halkalarını birleştirmeye yarar.

Yalnız büyük olaylar, olağandışı günler değildir bizde coşku ve heyecan atını şahlandıran. Sıradan günler de altın sarısı, dolu petekler gibidir; damıtılacak çok bal vardır onlarda. Geçmiş günlere dair yazıları okumak, iyisinden bir emniyet duygusu verir insana. Tehlikesiz bir yolda yürüme rahatlığına benzer bu. Elden çıkmıştır ve zararsızdır o günlerde olup bitenler. Nasıl olsa geçmiştir acılar, kırılmalar, savrulmalar. Elemler gitmiş, lezzetler kalmıştır geride. Cesare Pavese gibi konuşabiliriz artık: "Geride kalana, geçmişe bir şey eklenmez. Hep yeniden başlanır."


 

Kitabı Satın Almak İçin Tıklayın
Geri Dönmek İçin Tıklayın
 
 
 

© alicolak.com 2006 - 2010 Her Hakkı Saklıdır

Bu site, Ali Çolak okuru Sait Konar tarafından hazırlanmıştır